‘Sis ve Gece’ Ahmet Ümit

Haftanın kitabı olarak bu hafta Ahmet Ümit‘in Sis ve Gece adlı romanını paylaşacağım sizlerle. Ahmet Ümit, son yıllarda romanları beğenerek okunan, ilgiyle takip edilen bir yazar. Özellikle yazarın Bab-ı Esrar, İstanbul Hatırası, Beyoğlu Rapsodisi gibi romanları kitapçılarda en çok okunanlar listesinde yerini aldı.

Sis ve Gece adlı romanı Everest yayınlarından çıkmış. Kitabın normal boyutları olduğu gibi benim gibi cep kitabı şeklinde okumayı sevenler için de cep kitabı şeklinde de basılmış 439 sayfa dolu dolu bir roman…

Sis ve Gece adlı roman’ın içeriğine konusuna gelince,  MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı) görevlisi Sedat ve aniden kaybolan Mine adlı karakterlerin yasak aşkını ele alıyor.  Yasak aşkın yanısıra Mit içindeki entrikalar,  köklü değişiklikler, korkular, İstanbul’un bilinmeyen hayatlarından manzarlar, örgüt evlerine düzenlenen baskınlar, cinayetler, sorguların da yer aldığı bir roman.

Mit görevlisi Sedat görevini çok severek, tutkuyla yapmaktadır. Sedat evlidir ve 2 kızı vardır. Örgütten uzaklaştırılan Sedat, boşluğa düşer, bunalıma girer, çıkış yolları aradığı bir zamanda genç, güzel, üniversite öğrencisi Mine ile karşılaşır ve hayatı tamamen değişir, ona tutkuyla bağlanır, Mine’yle tutkulu bir aşk yaşarlar. Mine aniden ortadan kaybolur ve Sedat amansızca Mine’yi aramaya başlar. Mine’yi ararken Sedat’ın teşkilatta yaşadıkları,  Mine’ye olan aşkı ve karısıyla arasındaki duygu  karmaşası, örgüt bağlantılarını çözme savaşı yer almaktadır.

Mine’nin oturduğu ev sahibi Rum Madam Eleni ve engelli kızı Maria ile kaybolan Mine ile sürekli bağlantı kuran Sedat Mine’nin cansız bedenine ulaşmasıyla roman sona erer.

Sis ve Gece adlı roman beyaz perdeye de uyarlanmış. Turgut Yasalar’ın yönetmenliğinde çekilen filmin oyuncu kadrosu da olmdukça güçlü.  Uğur Polat(Sedat) ve Selma Ergeç(Mine) başrollerini paylaştığı filmde, Oktay Kaynarca, İlyas Salman, Tardu Flordun, Ayten Uncuoğlu gibi önemli isimler yer almaktadır.

Filmin fragmanı için: http://www.youtube.com/watch?v=A43WsqKcP6k

Film 2007 yılında vizyona girmiş, Sis ve Gece filmi, En İyi Görüntü Yönetmeni(18.Ankara Film Festivali-2007), En İyi Sanat Yönetmeni (14.Adana Altın Koza Film Şenliği-2007),En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (40.Siyad Türk Sineması Ödülleri -2007), En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu(18.Ankara Film Festivali-2007), En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (12.Sadri Alışık Ödülleri-2007) gibi ödüller almış.

Ahmet Ümit’in polisiye/gerilim türündeki bu romanını okumanızı ve ardından Sis ve Gece filmini izleminizi bilhassa kitabı okurken zihninizde canlandırdığınız karakterleri beyaz perdedeki yansımalarını görmenizi tavsiye ederim…

 

Bir ‘Aşk’ Romanı…

Yoğun ve yorucu bir günün ardından, yaseminli yeşil çayımı yanıma aldım ve başladım bilgisayarımın tuşlarına basmaya…

Hazır vizelerimide atlatmışken, kalan vakitlerimi bolca kitap okumaya ayırıyorum… Ben kitap okudukça, siz değerli okuyucularıma okuduğum kitaplar hakkında olumlu veya olumsuz eleştirilerimi bu sitemde paylaşmaya çalışacağım.

Bu haftanın kitabı severek kitaplarını okuduğum Elif Şafak’ın ‘Aşk’ adlı romanı… Bu kitabı okumamın manevi değeri var. Çok değerli arkadaşımın hediyesi bu kitap bana. O yüzden elimden hiç düşürmedim. E tabi romanın güzel ve akıcı olması da ayrı ilgimi çekti. Kitap pembe ve siyah renkli olmak üzere 2 çeşit basılmış. İlk çıktığında pembe olarak çıkmış. Erkekler pembe renkli kitabı okumak istemeyince kitabın siyah rengi basılmış. Benim kitabımın rengi pespembe. Tam benlik. Çok severim bu rengi…

Bakın yazar Elif Şafak ‘Aşk’ adlı romanı için şunları söylemiş: “Bu roman tek bir roman değil, roman içinde roman, hikaye içinde hikaye, aşk içinde aşk… Ben aslında aşktan yola çıktım. Aşkı anlamaya çalışan ve anlatan bir roman yazmak istedim. Ama hem dünyevi hem ilahi boyutlarıyla, hem dününe bakan hem bugününe bakan bir roman yazmak istedim. Belki hem batıyı hem doğuyu içine alan farklı gibi duran hatta bazen zıt gibi duran unsurları buluşturan bir bağ olarak aldım aşkı ve yola çıkış noktam da bu oldu.”

Kitapta, Şems ve Mevlana hakkında bolca bilgi sahibi oluyorsunuz ve tabi Şems ve Mevlana arasındaki o ilahi aşka kayıtsız kalmanız imkansız… Şems’in kitabın satırlarına yansıyan bilgece söylemleri, kitaba ayrı bir tat katıyor. Kitabın tarihsel süreci, 1240’lı yıllar ve 2008 yıları arasında gidip geliyor. 2008 yılındaki evli, mesleği editör olan, 40 yaşlarında 3 çocuk annesinin hayatındaki yaşadığı gel-gitlerin, günlüğüne yansımaları yer almaktadır. Ayrıca bu bayan 2000’li yılların yaşayan çağdaş, modern bayan profilini yansıtmaktadır.

Sıkılmadan, severek okuduğum kitaplardan biridir ‘Aşk’ romanı. Hazır haftasonu yaklaşmışken Aşk kitabı olmasa bile bir Elif Şafak kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitap akıcı, sade, sıkılacağınızı sanmıyorum… Kitaplarla dolu bir hafta diliyorum…