SAINT JOSEPH…”MEDYA GÜNLERİ”

medya-afis-webistanbul Saint Joseph Lisesi‘nin ‘Medya Günleri’ kapsamında düzenlediği etkinlik için İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği olarak İstanbul’daydık.

Türkiye’nin en köklü liselerin birinde öğrenci arkadaşlarımıza medya konulu konferas vermenin mutluluğunu yaşadık.

1875 yılında Fransızlar tarafından Türkiye’de kurulan lise o günden bugüne köklü bir eğitim veriyor. Binanın tarihi yapısının özenle korunduğu lisede gerçek bir eğitim ve öğretim verilerek başarılı bireyler yetiştiriliyor . Sosyal ve Kültürel etkinliklerin ayrıca önem verildiği lisede hemen hemen her gün sosyal bir etkinlik düzenleniyor.  Bu tür etkinliklerde öğrencilerin dünya görüşleri, algısı değişiyor.

Okulun en çok beğendim ve beni en çok etkilediği kısmı kütüphanesi oldu. Kütüphaneyi tasarlayan mimar, araştırma yapmak isteyen öğrenciler için her türlü konforu düşünmüş. Eskiden kilise olan binanın içi 1998 yılında yeniden revize edilmiş. Modern çağa ayak uyduran bu kütüphanede kitapların güncel tutulmasına önem gösteriliyor.  Sinema salonu, okuma salonu ve araştırma salonu ile kütüphane öğrencilerine gerçek bir hizmet sunuyor.

‘Medya Günleri’ etkinliğinde İGBD Genel Sekreteri Okan Yüksel, ‘Sosyal Medya’ ve ‘İnternet Gazeteciliği”ni, Levent Özen, Sosyal Medya Analizi’ni anlattı. Ben de ‘Televizyon Haberciliğini ve Haberin Serüveni’ni anlattım.

josephliler, konferansı ilgiyle izledi, internet gazeteciliği ve sosyal medya üzerine karşılıklı soru ve cevaplarla konferansı noktaladık.

Konferanstan elde ettiğimiz sonuca gelince, dünya hızla değişiyor ve bu değişime ayak uydurmaya çalışan medya da değişiyor. Basılı yayın araçlarına rağbetin azaldığı bu dönemde internet gazeteciliği kavramı hayatımızda hızla yer etmeye başladı.

Bu Güzel etkinliği gerçekleştirmemizde bize vesile olan Kültürel Etkinlikler Koordinatörü Ani Haddeler Pekman ve Kütüphane Memuru Arpi Emirziye’ye okula adım attığımız ilk dakikadan itibaren  gösterdikleri ilgi için çok teşekkür ederim…

Mehmet Turgut “30” ve Hürriyet/Kültür-Sanat

5105_1Türkiye’nin en çok okunan haber sitesi Hurriyet.com.tr‘nin Kültür-Sanat bölümünde her hafta kitap yarışması etkinliği düzenleniyor. Her hafta Hürriyet editörlerinin seçtiği bir kitap, yarışmada ödül olarak okuyuculara veriliyor. Yarışmada sorulan soruyu doğru cevaplayan 20 şanslı hurriyet.com.tr okuyucusu kitap kazanma şansı elde ediyor.

Gönderdiğiniz cevap eğer doğru ise yarışmada sıralamaya girmeniz çok önemli. Doğru cevapbınız 1’inci, 10’uncu, 50’nci, 100’üncü, 200’üncü, 250’nci, 300’üncü, 400’üncü, 450’nci, 500’üncü, 600’üncü, 650’nci, 700’üncü, 800’üncü, 850’nci, 900’üncü, 950’nci, 1000’inci, 1500’üncü, 2000’inci’den biri olduğu takdirde 20 şanslı  okuyucudan biri olabiliyorsunuz.

Sık sık takip ettiğim hurriyet.com.tr sitesinin hediye kitap etkinliğine  geçtiğimiz günlerde ben de katıldım. Yarışmaya katıldığım hafta ödül; ünlü fotoğrafçı Mehmet Turgut’un ’30’ adlı eseriydi. Sordukları soruyu doğru cevaplandırarak kitap kazanma şansı elde ettim ve  sıradışı fotoğraflarıyla tanınan fotoğrafçı Mehmet Turgut‘un 30 yaşına kadar çektiği, “seçilmiş” 40 fotoğrafı ve onların hikayelerini anlatan  “30” adlı kitabını kazandım.

Fotoğraf sanatçısı Turgut’un “30” adlı eserinde gerçekten sıradışı fotoğrafları var. Her bir fotoğraf karesinin yanında da fotoğrafı anlatan hikayeler yer alıyor. Fotoğraflarla anlatılan hikayeler  her bir kareye daha derinden bakmanızı sağlıyor. Kitabı gerçekten çok beğendiğimi söyleyebilirim.

1 hafta önce katıldığım yarışmada kazandığım kitap  dün elime ulaştı. Hurriyet.com.tr kültür-sanat editörlerine kitap etkinliği için yazımla teşekkür etmek istedim.

Sizler de  Hurriyet.com.tr/Kultur-Sanat bölümünü takip ederek  her hafta düzenlenen kitap yarışmasına  katılabilir ve birbirinden güzel kitaplar  kazanabilirsiniz, bilginize…

Saint Joseph Lisesi ‘Yeni Medya’ Konferansındayız…

İletişim çağı olarak adlandırılan 21. yüzyılda dünyanın medyaya bakışı ve algısı teknolojinin de gelişmesiyle birlikte değişti.  Yeni Medya düzeni diye adlandırdığımız bu dönemde internet kullanımının yaygınlaşmasıyla beraber ‘sosyal medya diye bir kavramla tanıştık.

Dünyada internet kullanım oranı her  geçen gün artıyor. Evde, iş yerinde nereden olursa olsun insanlar sadece bilgisayarlarla değil telefonla da internete bağlanabiliyorlar. Ansiklopedilerin çöpe atıldığı bu dönemde tüm araştırmalar artık internet üzerinden yapılıyor.

Gazetelerden öğrendiğimiz gündemde yaşanan gelişmeler artık bir gün geriden geliyor.  internette hızlı bir bilgi akışı ve sürekli güncellemenin mümkün olması nedeniyle artık insanlar gündemi internetten takip ediyor.

Facebook, Twitter gibi adreslerde insanlar birbirletiyle 7/24 iletişim kurabiliyor, video resim gibi paylaşımlarda bulunabiliyorlar.

Zamanın büyük bir bölümünü internete bağlı araçlarla geçiren milyonlarca kişiye kaliteli ve en hızlı bilgi akışını sağlamaksa medya kuruluşlarına düşüyor.

Yeni Medya olarak adlandırdığımız bu hızlı iletişim çağında henüz tam olarak kavranmayan ve üzerinde konuşulması gereken sosyolojik, psikolojik ve teknik konular var.

Her yıl dünyanın dört bir yanında ‘Sosyal Medya‘, ‘Yeni Medya’ konulu konferanslar düzenleniyor.

İstanbul’da Saint Joseph Lisesi 21 Ocak’ta ‘Yeni Medya‘ konulu bir konferans gerçekleştirecek.

Bu kapsamda Saint Joseph Lisesi‘nden İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği(İGBD) Genel Sekreteri Okan Yüksel aracılığıyla  konferans için davet aldık. Bizde İnternet Gazeteciliği ve Blog Derneği ekibi olarak konferansta öğrencilere ‘Yeni Medya’ hakkında bilgi vereceğiz.

İGBD Genel Sekreteri Okan Yüksel ‘Sosyal Medya ve Yeni Medya Düzeni’ üzerine konuşma yapacak. Ben de Olay Tv Dış Haber Editörü olarak ‘Televizyon Haberciliği ve Medya’ üzerine  bir konuşma yapacağım.

Levent Özen ve Okan Yüksel ile birlikte  Saint Joseph Liselilerin medya ile ilgili merak ettikleri tüm soruları cevaplandıracağız.

Konferansa dair ayrıntıları İstanbul’dan geldikten sonra kaleme alacağım bir yazıyla sizlerle paylaşacağım…

Toplantımızın Ayrıntıları, Konumuz: Üreyememe…

Değerli okurlarım İstanbul’dan döndüm. Sıra Bebek Divan Brasserie‘de gerçekleştirdiğimiz toplantıya dair ayrıntıları anlatmaya geldi.

Toplantıya katılım yoğundu. Eurofertil Tüp Bebek Merkezi Medikal Direktörü Kadın Hastalıkları Uzmanı Dr.M.Hakan Özörnek ve Eurofertil Tüp Bebek Merkezi Embriyoloji Laboratuvarı Sorumlusu Dr. Elif Güler Ergin‘in bilgi ve deneyimleri ışığında, Dörtok&Bersay İletişim danışmanı Esra Bulut, Dörtok&Bersay İletişim Medya İlişkileri Direktörü Mehmet Gel, Doğan Burda Dergi Editörü Nilgün Yıldız Cesur Doruk, Bengü Doğruel gibi blog yazarlarının da katıldığı toplantıda Toplumda üreyememe, kadın sağlığı, tüp bebek tedavi uygulaması ile ilgili bilinmeyenleri, yanlış bilinen doğruları konuştuk.

Doktorlarımızın bu konuda en dikkat çektiği nokta yaşam standartlarımızın boyutunun üreme konusunda olumlu veya olumsuz etkilerinin olması oldu. Sağlıklı beslenememe, hormonlu ve hazır gıdaların aşırı tüketilmesi, sürekli radyasyona maruz kalma, aşırı sigara ve alkol tüketimi, bilhassa günlük hayatta yaşanan stres, erkeklerde sperm sayısını azaltmakta , kadınlarda doğurganlığı azaltmaktadır.

Ülkemizde üreyememe konusu hala bir tabu! Kulaktan dolma bilgilerin sadece doğru olarak kabul edildiği, doktora gitmenin hala ayıp sayıldığı ve gizlendiği bir ülkede yaşıyoruz ne yazıkki! Evlilikte çocuk sahibi olamayan çiftlerin toplum baskısından kurtulamadıkları ve bu konuda sadece ama sadece kadının suçlandığı bir toplumda yaşadığımız bir gerçek!

Hatta insanlar o kadar çekiniyorlar ki tüp bebek tedavisi olduklarını yakınlarından saklamak zorunda kalıyorlar. Sırf bu toplumsal baskıdan dolayı, bazı değer yargılarımızı, tabularımızı yıkıp açık ve net olmaktan korkuyoruz !

Tüp bebek tedavisi olan çiftlerin tedavi sürecinde bilhassa en yakınlarından gördükleri baskı tedavinin kısa sürede olumlu sonuçlanmasını engelleyebiliyor. Bu tedavide en önemli etken psikolojik olarak çiftlerin buna kendilerini hazır hissetmesi. Tüp bebek tedavisi konusunda yanlış bilinlerden ötürü bu tedavinin hemen gerçekleşeceğini ve olumlu sonuçlanacağına dair beklentileri olan  çiftlerin ilk denemelerinde olumsuz yanıt alması hayalkırıklığı yaşamalarına ve tedaviyi bırakıp olanı kabul etmelerine neden olmaktadır. Oysa ki, tüp bebek tedavisi uzun süreçte gerçekleşebilen, sabır gerektiren bir tedavidir.

İşte tam bu noktada alanında uzman doktorların ve blog yazarlarının bir araya getirildiği toplantının amacını oluşturan  üreyememe konusunda ne kadar bilgiliyiz, hangi kaynakları doğru kabul edip kullanıyoruz sorularının yanıtlarını aramaya başladık. İnternetin gücünü hepimiz biliyoruz. Ansiklopedileri atıp, doğru biligiye ulaşmak için en yakınımızdaki interneti kullanıyoruz artık. Bu sayede birçok bilgiye ulaşabiliyoruz bu doğru; ama şu da bir gerçek ki internet birçok gerekli gereksiz bilgilerin olduğu bir çöplük! İnternete atılan verilerin denetlenememesi durumu her şeyin paylaşıldığı bir ortam olmasının önüne geçilemiyor ki bu da  neyin doğru neyin yanlış olduğunu kestiremememize neden oluyor.

Tam bu noktada işin uzmanları insanları doğru bilgilendirmek için artık interneti kullanmaları gerekmektedir. Bu noktada haftalık bültenler hazırlanabilir, video bloglar oluşturulabilir, hatta sağlık blogları oluşturulup alanında uzman doktorların haftalık veya günlük yazılarını paylaşabildiği ortak bir platform oluşturulabilir. Bu sayede insanlar doktora gitmeden önce ön yargılarından kurtulabilir bu da onların bu konuda daha ılımlı ve doğru hareket etmelerine neden olur.

İnternet ortamında yazdığı alanda istikrarlı yazan ve işini ciddiye alan biz blog yazarlarına da büyük görevler düşmekte! Bu toplantıdan sonra, sağlık, kadın sağlığı gibi konularda daha önce hiç yazı kaleme almadığımı farkettim. Madem bizim sayfalarımız okunuyor ve belli kitlelelerimiz var, doğru bilgilere ulaştığımız noktalarda bizi takip eden okurlarımızı yazılarımızla aydınlatabiliriz. Bu yüzden en azından haftada bir gün yazılarımdan birini sağlık konulu bir yazıya ayırmaya karar verdim.

Son olarak toplatının gerçekleşmesinde emeği olan Esra Hanım’a yazım aracılığıyla teşekkürlerimi iletmek isterim, bir başka platformda tekrar görüşebilmek, aydınlanmak dileğiyle…

İnternet ve Sosyal Medya’nın Gücü

Günümüzde çok önemli olan ve  çağın teknolojisinin  bir sonucu olan sosyal medya hızla hayatımızda yer almaya başladı. Bunun öneminin kavranması ve bu alanda çalışmaların yayılması Sosyal Medya‘nın doğru kullanılmasının önemini arttırdı.

İnsanlar internete girdiklerinde  ilk açtıkları sayfa twitter, facebook gibi sosyal paylaşım siteleri oluyor. Sosyal Medya sayesinde insanlar yakın çevrelerine rahatlıkla ulaşabiliyor, onlardan haber alabiliyor, bu ortamda rahatlıkla kendilerini ifade edebiliyorlar.

İlginçtir ki son dakika haberleri ilk olarak sosyal paylaşım sitelerine atılıyor. İnsanlar gazete almak yerine, haber sitelerinden günlük haberleri takip etmeyi tercih ediyorlar. Böylelikle son dakika bilgilerine, anında güncellenmiş haberlere ulaşma imkanı daha kolay olmuş oluyor.

Blog yazmaya başladığım 2007 yılından bugüne bende sosyal medyayı sık kullananlardan biriyim. Sosyal Medya sayesinde yazılarımı birçok insana ulaştırabilmenin rahatlığını yaşıyorum.

Geçtiğimiz günlerde  Dörtok&Bersay İletişim ‘de sağlık ve iyi yaşam üzerine profesyonelleşmiş bir ekip içinde  iletişim danışmanı olarak görev yapan Esra Bulut Hanımefendi’den bir mail aldım. Esra Hanım mailde kadınların, kadın sağlığı, üreme ve çocuk sağlığı konusunda internete çok güvendiğini ve bu konuda internette bilgi kirliliğinin oldukça çok olduğundan bahsediyordu. Esra Hanım, benim gibi birkaç blog yazarı ile birlikte ‘kadın, üreyememe, annelik ve internet’ hakkında bir blogger toplantısı yapmak istediğini yazmış mailde.

Aldığım davet üzerine bugün İstanbul’a gideceğim. Toplantıda, Esra Hanım, bloggerlar, EuroFertil Tüp Bebek Merkezi genel direktörü Dr.Hakan Özörnek  ile birlikte Kadın sağlığı, annelik ve üreyememe konusunda Bebek Divan Brasseriede bir öğle yemeği gerçekleştireceğiz. Bu konuda bildiklerimizi anlatacağımız, önerilerimizi sunacağımız   bilgi alışverişinin sağlanacağı güzel bir toplantı olacağını düşünüyorum.

Toplantıya dair ayrıntıları, vardığımız sonuçları İstanbul’dan döndükten sonra kaleme almayı planlıyorum. O zamana kadar görüşmek dileğiyle, esen kalın!