Mesleğim Hem İşim Hem Hobim!

Bu başlığı kendi tecrübemle attığımı sanmış olabilirsiniz, hatta yazı baştan pozitif enerji vermiş de olabilir size ama maalesef başka şeylerden bahsedeceğim. Türkiye gibi bir ülkede çevrenize bakarsanız  bu cümleyi kurabilen insan sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini görürsünüz…

Meslek seçiminin ne kadar önemli olduğu en küçük yaştan itibaren empoze edilir, ama sadece lafta kaldığı bir gerçektir. Ülkemizde ne yazık ki bireyler değil, ebeveynler bireyler adına mesleklerine karar veriyor, çocuğun yeteneğine, ilgisine, alakasına bakılmadan  popüler meslekler arasından seçim yapılmaya zorlanıyor.

Ebeveynlerin tecrübeleri, çocuklarının geleceklerini düşünmeleri elbette önemlidir, değerlidir. Eğitimin ailede başladığı gerçeğini gözardı etmeden, çocukların da ayrı birey olduklarını unutmadan onların istekleri doğrultusunda yönlendirilmeleri de unutulmamalıdır!

Kendi adıma şunu söyleyebilirim ki ailem meslek seçimi konusunda beni zorlamadı hiçbir zaman, seçimlerime saygı duydular, destekleri konusunda her zaman yanımda olduklarını hissettirdiler. Çok küçük yaşlardan itibaren çocuklara olan merakım, onlarla iyi iletişim kurabilme yeteneğim sayesinde ben bugün çok iyi bir öğretmen ya da pedagog olabilirdim, ama bunu seçmedim. Bunun nedenini hem kendimde hem de sistemde aramak yanlış olmaz sanıyorum.

Sanata olan ilgim, medyaya, gerek kamera önü gerekse kamera arkasına merakım, spikerliğe olan yeteneğim doğrultusunda bir zamanlar bu yöne kayma amacı vardı bende.  Bunu da seçmemiştim. Buna yakın bir mesleğim oldu. Bir kamu kuruluşunda ise, uzman yardımcısıyım artık…

Bir tanıdığıma bu hayalimin olduğunu söylediğimde ise bana kurduğu cümle komik ve ülke gerçeğine yakın gibi gözükse de bir o kadar uzaktı aslında; “medya sektörü risklidir, memurluğu seçip, devlete kapağı atsan sabit güvenilir bir maaşın olsa fena olmaz mı?” dediğinde ise üzülmüştüm. Zira hayatın her anı, iş hayatının hepsi, gerek devlet, gerekse özel sektör risklerle dolu. Ülkemizde devlet kurumlarının özelleştirildiği bir ortamda devlete de artık güven kalmadığını belirtmek gerek.

Kendi çevremde ufak bir örnekle devam etmem gerekirse, üniversite sınavlarına yakın bir zamanda abimin sesinin 3.5 oktan olduğunu keşfetmesi, dershaneye gitmek yerine şan eğitimleri alması, operalarda, korolarda yer alması ve bir süre sonra babam tarafından işin en ilginci şan hocası tarafından bile bu yönde ilerlemesinin  engellenmesi ve daha başka mesleklere kayması için zorlanması beni çok şaşırtmıştı. O sevdiği işi yapacaktı, eminim ki başarılı da olacaktı. Ama ülke ve dünya gerçeği göz önüne alındığında kaç kişi operaya gidiyor, bu müziği dinliyor du ki… Haliyle bu da karın doyurmayacaktı, daha gerçek meslekler lazımdı ve operadan tamamen bağımsız, ‘istatistik’ diye bir meslek seçti, şimdi bu alanda çalışıyor.

Başarılı oldu tabi, şu an ‘sonradan’ sevdiği mesleğine ilgi duydu, işine dört elle sarılıyor. Akabinde şu soru geliyor akla, peki  müzik hobisi mi oldu? Maalesef hayır, soğudu, küstü, uzaklaştı müzikten… Hobisine bile almadı müziği… Aile arasında opera yapmasını kendisinden istememize tahammülü bile yoktu artık!

Bir başka örnek yine yakın çevremden… Küçük yaştan beri ilgi duyduğu alana merakı( yani medyaya) onun doğru üniversite ve doğru bölüm okumasına neden oldu. Bildiği yolda attığı adımlar onu zirveye taşıyacak zira. Daha mezun olmadan bulduğu işte bile ne yazık ki, yine ülke gerçeklerinden olsa gerek hata yapıp yapmadığı konusunda hala kafa yoruyor her işe gittiğinde… Sadece kendisi mi, en yakınları ebeveynleri bile onun bu seçiminden mutlu değiller, onu takdir etmek yerine mutsuzlarını her daim dile getirmeleri,işine aşık, işini seven bir insan için bile çekilmez hal alıyor ne yazık ki!

Gördüğünüz gibi, meslek seçimlerinde yalnız değiliz, kendimizi değil bir başkalarını dinleyerek adım atıyoruz geleceğimize. Kuşkusuz yetiştirdiğimiz nesiller de büyüklerimizden gördüğümüz şekilde yetiştirilecek, çark böyle dönmeye devam edecek. Doktor, Mühendis, Öğretmenden başka meslek sunulmayacak çocuklara, gelecek nesillerin ufukları genişlemeden gelişmiş  kalkınmış bir ülkeden bahsetmek mümkün müdür, varın siz düşünün!!